8 Ağustos 2016 Pazartesi

Ne Bileyim Ben

En son mayısta yazmışım,epey olmuş. Ağustos geldi,eylülde gelir yakında.Yaklaşık 10 gündür dünyadan bağlantısını kesmiş ve her şeyin bana flu göründüğü bir süreçten geçtim.Kendi işini kendi görmeye alışmış, halsiz ve hareketsiz kalmaktan hiç hoşlanmayan biri olarak yakında bikonveks tabletler açık somon renkli şekerlere dönüşeceğim. Hasta olmadan önce ne kadar mesutmuşum meğer. Vücudun en büyük güvenlik açığı.Vakti ve enerjiyi heba etmesi/ettirmesi tam bir kan emici.
Yine kıymet bilemedim değerini anlayamadım diyemeyeceğim.Çünkü mevzu neyin kıymetini bilmemek olursa olsun,kaybettiğim zamandan itibaren kıymet bilmeye başlayacağım.(sizinki çok farklı sanki ) Bu; iş olur,eş olur,sağlık olur.Olur işte..


Bir konuda çok bunalınca Hayatın kısalığı ve tekliğini düşünmek gerçekten işe yarıyor. ( Veya alternatif olarak evrenin büyüklüğü ) 
Kıssadan hisse;

5-İçinde maloz dolusu bir havuzda ilerliyormuşsun gibi bir hisse kapılırsan panik yapma.
4-Dışarıya mükemmel izlenimi vermene gerek yok, bide içten çürümek var.
3-Okuyacak bir şey kalmadığında kendin yazmayı dene.
2-Beni sadece Allah korudu bugüne kadar.Bundan sonrada Allah koruyacak. Sizide Allah korusun.
1-This is not even my final form.


17 Mayıs 2016 Salı

Şuursuz Döngüler

Ben en güzel, ben en sıcak, ben en kaçık, lafım açık saçık, ben var ya ben benim adım yeter, kapalı kapı bırakmam, ben piru pak, alnım hep ak, harama el uzatmam, ben çalışkan, ben yetenekli, ben sempatik, ben eğlenceli, ben akıllı, ben yakışıklı, ben bakımlı, ben her eve gerekli, ben yanılmam, ben hep tamam, çok bulunmam, eşime rastlamam, ben inançlı, ben inatçı, ben hep haklı, sözümü sakınmam, olduğu kadar olmadığı kader, hallederiz reyiz, sen raaat ol.


15 Mayıs 2016 Pazar

Mislerimle Oynama

Aslında o "Mis" değil "Misk"olacak.Uygarlıklar tarihi kadar eski bir ürün "Misk" veya "Miskler". Doğudan batıya doğru etimolojik bir seyahate çıkmış bu arkadaş. Türkçeye de büyük ihtimalle Farsçadan mülhem "misk"olarak gelmiş, ondan da "mis"tabiri türemiş. Velhasıl kelam kelimenin anlamı hala"testis". Şimdiye kadar kullandığımız:

  • Misler gibi yıkanmış...
  • Mis gibi kokuyor...
  • Sanki misk-i amber, öyle harika bir kokusu var...
Ağız dolusu kullandık bunları bu zamana kadar , bundan sonra için gerçekten bilemem.Ben uyarayımda :))




Nedir efendim bu misk 'in özelliği ? Bir parfümü rafine hale getirebilir, dengeleyebilir, sadece kendini değil üzerine eklenen diğer kokuları sabitleyebilir ve bütün bunları kokunun tümünü ağırlaştırmadan yapar. En basit parfümde bile duyarlılığı ve sıcaklığı tetikleyen özelliği nedeniyle, miskten destek almakla kalmayıp, sadece misk üzerine inşa edilmiş pek çok parfüm vardır. Rakipsiz tek parfüm içerik maddesi diyebiliriz.

Doğal misk hayvansal bir malzemedir. Himalayalar'ın yükseklerinde kendi halinde yaşayan bir geyik türü vardır. ( Moscbus moscbiferus ) Bu geyik türünün testislerinin üzerinde küçük bir kesecik var ve bu kesecik birkaç katman deriyle kaplı."Parfüm dünyasının kraliçesi"işte bu keseciğin içinde yer alıyor. Yaz aylarında olgunlaşmamış misk, çevresindeki canlı dokulardan bu kesenin içine doğru akıyor ve burada birkaç hafta veya en fazla iki ay kadar kalıyor. Kesenin içine akan olgunlaşmamış sıvı, burada olgunlaştıkça katılaşıyor ve kırmızı-koyu-kahverengi arası, mum kıvamında granüllere dönüşüyor. İşte o granüllere "Misk" diyoruz.

Bugün bu vahşi uygulamalar sonucunda Moscbus moscbiferus'un nesli tükenmek üzere. Avlamak elbette artık yasak. Ancak mesela Moğolistan"da geyik avı 1953 yılından beri yasak olmasına rağmen, 1996 ila 2001 arasında yıllık 2000 erkek geyiğe eşdeğer misk kesesinin; Rusya'da 90'lı yıllarda, her yıl 60.000 geyiğe eşdeğer risk kesesinin pazara düştüğü söyleniyor. Tabii, bugün kullanılan misklerin tamamı bu yolla elde edilmiyor, sentetik miskler kullanılıyor artık. İlk jenerasyon sentetik misk moleküllerine jenerik olarak "nitro miskler" deniyor.





















Kaynaklar

Vedat Ozan- Kokular Kitabı-II
http://perfumeshrine.blogspot.com.tr/
http://www.monsieurguerlain.com/



11 Mayıs 2016 Çarşamba

İnanç ve Samimiyet

Gerçek hayatın amacı, ne sadece hayatı olduğu şekliyle temsil etmek, ne bir kaçış heyecanıyla hayatın gerçeğinden firar etmek, ne de hayatı değersizleştirmektir. Gerçek sanatın amacı, daha çok, hayatın bedelini verip hayatı geri almaktır.
Klasik Çin metni "Konfüçyüs'ün Bilgeliği"nin bir bölümünü oluşturan "Liki"de beyan edildiği gibi;


"Üstün insan , insan doğasının yeniden keşfedilmesi yoluyla insan kalbinde ahenk yaratmaya uğraşır ve insan kültürünün mükemmelleştirilmesinde bir vasıta olarak müziğin derecesini yükseltmeye çalışır.Böyle müzik yaygınlaştığı ve kişilerin zihinleri doğru ideallere ve gayelere yöneltildiği zaman , büyük bir milletin ortaya çıkışını görebiliriz.

Bu sözleri içi gibi yaşayan,üreten,düşünen bir fikir ve müzik insanı Fazıl Say... Bir toplumun gelişebilmesi için müziğin önemini bilen, bu uğurda günde 3-4 saat konser vermekten kaçınmayan, projeler yaratan, fikirler üreten, besteleriyle insanların saklı kalmış duygularının çıplaklığında bırakıveren ama kalabalıkların içinde yalnızlığına ve özgürlüğüne muhtaç, zaman zaman hüzünlü , zaman zaman tebessüm içinde bir durum...

Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan çalışıyor, üretiyor, anlatıyor... İnanç ve samimiyet.İnsanlığa kalıcı izler bırakanlar ve bırakacak olanlar, inandıkları gibi yaşayanlardır.


 

10 Mayıs 2016 Salı

Kafamdaki Makina

Konuşmak için önce lisanı bilmek lazım.Aynı şeyleri söyleyen üst üste cümleler kurar,taklalar atar.Bu insanlara geveze yada kendini ifade edemeyen insanlar denir.Bazı insanlarda kısacık bir cümle kurar;ses tonuyla seçtiği cümlelerle onu sana söylediğinde duvara asarsın.

Müzik ruhum yandığında ortaya çıkan kokudur. (Tuncer Tunceli )